Yıldırım Vadisi

Anasayfa/Makaleler/Yıldırım Vadisi

Yıldırım Vadisi

Cihan kızıl kan kesilmiş… Cesaretin çocukları karanlık gecelerde güven yurdunu terk edip yıldırım vadilerine inmiş. Gök gürlüyor… Yaratan her yanda kılıçlarını çekmiş. Sema beyaz parıltılarla yıkanıyor. Ah hadsiz çocuklar; nerede bir put görseler üstüne yürüyorlar! Dillerinde uzak bir şarkı: “Batanları sevmeyiz” diyorlar. Büyük sözler bunlar ama çocuklar küçük henüz. Melekler yüzlerini kapatmış; endişe ediyorlar. İşte bir tanesi ağır bir baltayı, yolları kesen bir putun boynuna savuracak. Eyvah putların sahibi, o haddini bilmezi kaldırıp yere vuracak. Fakat takva elbiseleriyle, geceyi bürünmüş civanmertler evlatlarını savunmak için er meydanına iniyor. Yıldırım içen kalkanlar harbin semasını örtmüş de, alevli yıldırımlar, hadsiz başları kesmemiş. Kimse kırılan putların hesabını o hadsizlerden sormuyor. Ve o mana sultanları, zırhsız evlatlarını meydandan topluyor. Ey uyuyanlar; siz uyuyun! Cihadın en büyüğü şiddetiyle sürüyor. Şimdi ey kanayan yürek parçası! De ki “Ey şeytanımı azarlayan ve ey takvasının gölgesinde cüretimi bağışlatan, siz olmasanız ben kaybedenlerden olmuştum.” Ey kelimelerden başka bir mahareti olmayan; kirli elbisenden soyun! Oynadığın bu korkunç oyun seni mahvedecek. Şimdi sadağından bir ok daha çek fakat de ki “Her ilham senden; her sözüm senin adın” ve anla ki attığın zaman sen atmadın…

By | 2016-09-28T04:19:05+00:00 Temmuz 18th, 2016|Makaleler|0 Yorum

About the Author:

Bir Yorum Yaz