Günlüğümden

Anasayfa/Genel/Günlüğümden

Günlüğümden

Keşke sesim bir kanaryanınki kadar güzel olsaydı. O zaman ne muhteşem bir yalnızlık olurdu benimki… (24.12.2004)

Bu romana herşeyimi vereceğim. Gençliğimi, geleceğimi ve saygınlığımı. Başka hiçbir şeyle uğraşmayacağım için yerimde saymaya devam edeceğim. (07.01.2005)

Hangi vadi bizim vadimiz? Bu birbirine benzeyen günler beni sükut içinde tedricen mezara mı götürür yoksa bir bilinmezin kollarına mı atar? On sene içinde ölmek istiyorum. Fakat aşık olur da yine ölmekten korkmaya başlarsam… (26.01.2005)

O soğuk olmayan mesafeyi, ya da insan soğukluk hissi veren seviyeyi, altını kalın çizgilerle çizmeden nasıl ifade edebilirim? Birbirini seven iki insanın ilişkisinde ruh yüceliğinden kaynaklanan ölçüyü ‘Ben ruhu yüce iki insandan bahsediyorum’ diye bas bas bağırmadan nasıl anlatabilirim? Seviye ah seviye! Ölçü ah ölçü! Muvazene, ahenk, sabır, irade… Neredesiniz? (09.02.2005)

Türk tarihinde bir stadyum dolusu kahraman var ama onların hikayesini anlatacak bir kahraman yok.
Gökyüzünü kuşlara bırakmışız.
Çingenelerin uykusu.
Sana bizim evde bir adam var desem. (09.02.2005)

Şüphesiz semadan kudret teneffüs etmek isterdim. Ölmek kalp sızısının sonu olabilir ama ölünce ne olacak? (11.03.2005)

Ey yaralı kalbim! Bir erkek kalbi olduğunu hatırla ve sus artık! (20.03.2005)
Allah’ım küçük şeylere tenezzül etmeme sebebiyet verecek fakirlikten ve büyük şeyleri hissetmekten uzak tutacak zenginlikten koru. Kendi kazancımla yetinebileyim. Hiç kimse Fuzuli için Shakespeare için Hacı Arif Bey için benden hesap sormasın.

Allah’ım bana bir şaire yakışacak hayatı ver. Bana bir erkeğe yakışacak şekilde ölmeyi nasip et. Bunun dışında bana ne vereceksen yalnızca senin adını (Ah şanlı adını!) duyurmam için ver. Bana hidayet nasip et. Bana şeytana karşı zaferler nasip et! (02.04.2005)

Ah bu sesler! Bu inen çıkan, yükselen, alçalan sesler. Bu kadınsı duyarlılıklar, bu hüzünlü anne kalbi titreyişleri. Bu aslan kükremeleri, kurt ulumaları… Ah bu sesler! Beni nereye çağırıyorsunuz?
Şu yaralı kalbim. Şu büyük emelim ve bu perişan halim…
Yapmak istediğim ne çok şey var! Ömür kısa ve ben henüz başlayamadım bile. Ey günler geçiniz. Ey şan! Ah zavallı ben! Ben öyle hüzünlüyüm ki gökler!!!
Resimlerini kendine sakla, şiirlerini kendine yaz. Çığlıklarını yut, kana kana… kana kana var şerefli bir erkek olmanın tadına! (06.04.2005)

Unutma ki mutluluk kadınlar içindir. Erkek hazzı arar ve onu kendinde bulur.
Şu Arap şairle ilgili hikaye ve şu Osmanlıyla ilgili roman.. Bu ikisini yazdıktan sonra ölmek benim için en muvafık olanı. Aslında hemen ölmek en güzeli, zira hayatım gereğinden fazla sürdü. Artık göreceğim bir şey yokmuş gibi geliyor bana. Fakat bir hiç olarak ölme korkusunu yenemiyorum. (20.04.2005)

Ben iğrenç bir domuz değilim! Hayatımda bir kadın yok diye, adi bir çapkın gibi süslenip püslenip cilve yapacak değilim. Kaldırım çiçeklerine, kenar mahalle kızlarına, ruhsuz fahişelere, beyinsiz kokoşlara göz süzüp durmayacağım. Ben iğrenç bir domuz değilim! Ben insanım. Allah beni onu aramam ve bulmam için yarattı. (20.04.2005)

Bir gün birileri beni sevecek ve takip edecek olsaydı onlara şöyle derdim. “Bir erkek asla istemez ama asla istemez.” (05.02.2006)

By | 2016-10-21T22:44:19+00:00 Mayıs 6th, 2016|Genel|0 Yorum

About the Author:

Bir Yorum Yaz